AnaSayfa | Haber | Makale | Sinema | Kitap | Şiir | Fıkra | Hikaye | Sohbet | Radyo | Burçlar | Forum | Sağlık | Duvar | Yemek tarifi
Turkish English German French  
İçinizdeki Ses! Gabile.com   Lidya_26:[istanbul] hadi antalyaaa ne duruyosunnnn :).     |     rxstria:[Antalya] kafamda deli sorular.     |     destpotca:[istanbul] sıkılıyorum ama :).     |     benimlekal35:[New York] Souna kadar bir yastikta yaslanalim.....     |     hadigayri27:[istanbul] BUYURUN TANIŞALIM.     |     olgungay_ilkP:[istanbul] ....     |     Erdem_pasif:[istanbul] Kocaman günaydın herkese.     |     PikeAS:[istanbul] parası olnı alkşlıyoruz (bülent ersoy gibi) olmyanı dışlyoruz ötekileştiryoruz emrullah ve ekin gibi.     |     Nogay34:[istanbul] Ne kadar şık olursan ol sevişirken çıplaksın 😉.     |     Sevdigim35:[izmir] Günün ADAMI oLmaya çalışma HAK¡KAT¡N ADAMI oLmaya çalış Çünkü! Gün Değ¡ş¡R HAK¡KAT değ¡şmez<<.     |     SiLentDeath:[Mersin] selamı aleyküm nasılsınız beyler?.     |     askicinhersey0:[Bursa] askkkkkkkkkk ariyorummm askkkkkk.     |     MaleModelTr:[Ankara] Merhaba güzel insanlar :).     |     EX0T1C:[istanbul] Kafam kadar güzelmisiniz? :).     |     sumisali:[istanbul] Arayışım gizlilik seviye ve saygı içinde bir birliktelik .     |     bymimik:[istanbul] Ve Pişmanlıklar , Eyvah’larını Giydirirken Kat Kat Hayat Son Hamlesini Yapar , Şah ve Mat .     |     cezaaQ:[Ankara] Sıkıcı...     |     aksicin0:[Bursa] beni mutlu yapicak birisi yokmu askkkkk askkk offf.     |     felaket_ata:[izmir] Sen hep gül ben önemli değilim.. Zaten sen mutluyken ben hep mutluyum ..     |     adultxx:[izmir] ANLATILMAZ YAŞANIRIM.     |    
Login
Lütfen Bilgilerinizi Giriniz.
Rumuz:
Şifre:
Şifremi Unuttum

Şu an Online
2188 Üye var




Hızlı Ara | Detaylı Ara | Özel Ara | Yeni Üyeler | Popüler 100 | Eylul TOP 10

  •       GÜNÜN HİKAYESİ      

AFFET BABACIĞIM:

*AFFET BABACIĞIM* Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle
sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık
olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.
Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve 'Ya ben
giderim, ya da baban bu evde kalmayacak' diyerek rest çekti. Eşini
kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu
bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi
için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok
uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu ölürcesine
seviyordu. Çaresizlik
içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce
avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine
götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak,
böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak
bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı
ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can 'Baba ben de seninle
gelmek istiyorum'
diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular. Karakışın
tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor
seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına 'Baba nereye gidiyoruz ?' diye
soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı
adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye
çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar.
Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz
tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve
arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri
taşıdı. En son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi. Tipi adeta
barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta.
Çaresizlik
içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine
gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki
Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine
bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir
barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti içi yanıyordu ama belli
etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu.
Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece
seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını
ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık
ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna
mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla
barakayı terketti. Arabaya bindiler. Can yol çıktıklarında ağlamaya başladı
neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap
bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can 'Baba sen yaşlandığında
bende seni buraya mı getireceğim' diye sorunca Dünyası başına yıkıldı. O
sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı.
Barakaya ulaştığında 'Beni affet baba' diyerek babasının boynuna sarıldı.
Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra
ağlıyorlardı. Oğlu 'Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni
affet' diye hatasını belli ediyordu.. Babası oğlunun bu sözlerine en
anlamlı cevabı veriyordu... Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı
dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını
biliyordum....



.:. Editör : senLeBen .:.       

Okunma: 3220

»» Diğer Hikayeler ««


|   İletişim  |   Sözleşme  |   Yardım  |   Site Haritası  |  

Gabile.com bir tanışma, arkadaşlık ve eğlence servisidir.
Bu siteye üye olan herkes Kullanıcı sözleşmesini okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Her hakkı saklıdır. Copyright ©1999-2013 GaBiLe


GaBiLe Bir Kodme Hizmetidir.