AnaSayfa | Haber | Makale | Sinema | Kitap | Şiir | Fıkra | Hikaye | Sohbet | Radyo | Burçlar | Forum | Sağlık | Duvar | Yemek tarifi
Turkish English German French  
İçinizdeki Ses! Gabile.com   olgseverim:[Antalya] Hakkiyla yaşayan var mi ki!!.     |     Adam_Gibi_Adam:[Mersin] SEVENE CAN FEDA,SEVMEYENE ELVEDA..     |     BOGAZDAN:[istanbul] SENDE BENİM HATALARIMDAN BİRİSİN :)))))))))))) .     |     dokun_bana:[Diyarbakir] hişşştt, sen!evet evet sen! yaklaş yamacıma, dokun bana... .     |     Haznedar:[Balikesir] Slm naber.     |     Pasif345959:[istanbul] Merhaba .     |     eros:[izmir] başöğretmenimiz mustafa kemal atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutluolsun.     |     katyora:[Ordu] hayatı kendine zehir etmek istemiyosan benim gibi yaşa vitesi boşa al kafanıda inan çok rahat edersi.     |     SiLentDeath:[Mersin] Hastasıyız DEDE...     |     ling1:[Mersin] ya ıyı kı su skype denen sey varmıs kendını bayan olarak tanıtan erkeklerı ayna gıbı ortaya cıkarıyo.     |     PikeAS:[istanbul] 20 Kasım Nefret Cinayeti Mağduru Transları Anma Günü .     |     tolgaapx:[Ankara] İyi akşamlar herkese....     |     Mete1905:[istanbul] Yalnız bırakıp gitme bu akşam yine erken... Öksüz sanırım kendimi ben sensiz içerken....     |     Nogay34:[istanbul] Cehennem topukların üzerinde 👠👠.     |     lassanadiyarram:[istanbul] Hayat kısa, kuşlar uçuyor... .     |     PhoibosHe:[istanbul] Ah çok hüzünlü ama ne güzel İstanbulda Sonbahar....     |     yavuz1987:[istanbul] sınırlı bir dünyayı sınırsız sevmek insana acı verir...     |     su_misali07:[Antalya] Koskoca antalya da tek başına olmal cok zor.     |     v_varna:[istanbul] ....     |     pasifik:[izmir] 20-21 kasım da istanbul da olacağım. AKTİF ARKADAŞLAR.     |    
Login
Lütfen Bilgilerinizi Giriniz.
Rumuz:
Şifre:
Şifremi Unuttum

Şu an Online
1192 Üye var




Hızlı Ara | Detaylı Ara | Özel Ara | Yeni Üyeler | Popüler 100 | Ekim TOP 10
 


 .:SAGLIK DETAY:. 17.05.2006 

CINSEL YOLLA BULASAN HASTALIKLAR:

Nedir? Nasil Bulasir?

Cinsel yolla bulasan hastaliklar ancak cinsel hastaligi olan birisiyle girilen cinsel iliski sirasinda ya da fiziksel temas sonucunda bulasabilir. Cinsel yolla bulasan hastaliklar insanlik tarihi kadar eski olup gelismis ve gelismekte olan ülkelerde en önemli halk sagligi sorunlarindan birini olusturmaktadir. Baslica bulasma yolunun koruyucu bariyer olmadan penisin agza, vajinaya ya da anüse penetrasyonu ile gerçeklesen cinsel iliski oldugu bir grup bulasici hastaliga CYBH( cinsel yolla bulasan hastaliklar) denmektedir. Bunun disinda anneden bebegine bulasma ve kan ve kan ürünleriyle bulasma da CYBH’larin bulasma yollari arasindadir. AIDS virüsü ve Hepatit B mikrobu tasiyan kisilerden kan nakli, steril olmayan ignelerle kan alinip verilmesi, tedavi yapilmasi, damardan uyusturucu kullanimiyla (baskasinin ignesinin kullanilmasi ile) veya temiz olmayan ignelerle dövme yapilmasi, kulak delinmesi gibi yollarla bulasabilir.



Pek çok gelismekte olan ülkede CYBH'lar yetiskinlerin saglik kurumlarina basvurma nedeni olan ilk bes hastalik içerisinde yer almaktadir. CYBH'lardan bir kismi belirtisizdir. Kisi herhangi bir rahatsizligi olmadigi için saglik kuruluslarina basvurmaz ve böylece tanisi ve tedavisi gerçeklesemez. Yakinma ve belirti oldugu durumlarda da kisiler bazi önyargilar ve utanma ya da hizmete ulasamama nedeniyle yine saglik kuruluslarina basvurmayabilir ve yine tanisi ve tedavisi gerçeklesmeyebilir. Saglik kuruluslarina basvuranlar ise her zaman dogru tani ve tedaviyi alamayabilirler. Ayrica bu hastaliklarin tedavisi için standart kosullara uygun ve kabul gören saglik merkezlerinin sayisi da oldukça azdir. Böylece toplumdaki CYBH’larin aslinda çok az bir kismi dogru tani ve tedaviye ulasabilir.



Cinsel yolla bulasan hastaliklar, kan yolu ile de bulasabilir mi?
HIV ( AIDS virüsü), hepatit B virüsü ve frengi mikrobu kanda da bulundugundan cinsel iliski disinda kan yolu ile de bulasabilen hastaliklardir. Bulasmada kontrolsüz kan nakli, steril ( mikroplardan arindirilmis) olmayan siringa ve igneler, kesici ve delici aletler de rol oynar. Damar içi uyusturucu bagimlilarinin kullandiklari siringa ve igneler ile bu hastaliklarin bulasma riski vardir.



Bu Hastaliklarda Her Zaman Belirti Olur mu?
Cinsel temastan sonra hastalik belirtilerinin ortaya çikmasi için geçen süre (kuluçka süresi) hastaliktan hastaliga fark gösterir. Her zaman belirti olmayabilir. Bu süre günler ( bel soguklugu ), haftalar ( klamidyoz,hepatit B ), aylar ( frengi ) ya da yillar (AIDS) olabilir. Bazen de rahatsiz etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadinlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmedigi sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastaligi baskalarina bulastirirlar.



Belirtileri Nelerdir?
*Idrar yaparken yanma, acima, sik sik idrara gitme
*Peniste, vajinada, makatta veya agizda yaralar, sigiller ve içi su dolu kabarciklar olusmasi
*Penis, vajina veya makattan akinti olmasi.( Bu akinti su gibi, süt gibi, beyaz, sarimtirak veya yesil olabilir ve kokusu normal vajina akintisindan farklidir.)

* Kasik killarinda, makatta veya vajina etrafinda kalinti
*Kasiklarda siskinlikler ve bezeler.
*Yumurtaliklarin birinde veya her ikisinde agri
*Karnin alt bölümünde agri

* Cinsel iliskiden sonra kanama



Cinsel yolla bulasan hastaliklarda bu belirtilerden biri ya da birkaçi beraberce görülebilir, ancak bunlar baska hastalilara da bagli olabilirler. Tani konmasi ve tedavi için cinsel yolla bulasan bir hastaliktan süphelendiginizi söyleyerek doktora gitmelisiniz.


Nasil korunurum?
* Anal, oral ve vajinal tüm penetrasyonlarda kondom kullanin.
* Partnerinizden de kondom kullanmasini isteyin.

* Hastalik belirtisi olmadan da bulasma olabilecegini unutmayin

* Alkol ve uyusturucunun dogru ve saglikli düsünmeyi engelleyerek, cinsel iliski sirasinda olumsuz davranislara neden olabilecegini aklinizdan çikarmayin.

* Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapilip yapilmadigini sorun. * Baskalarinin kullandigi siringa ve igneyi kullanmayin. Bir defa kullanilip atilan siringa ve igne kullanilmasini isteyin.
* Vücudunuzdaki yarali bölgeleri bantlarla kapatin.

* Baskalarina ait siringa, dis firçasi ve tiras biçaklarini kullanmayin.

* Manikür ve pedikürde kullanilan aletlerin dezenfekte edildiginden emin olun.

* Prezervatifler arasinda lateks yapili olan ve spermisit içerenler tercih edilmelidir (spermisitlerin ayni zamanda mikroorganizmalari etkisiz hale getirebilme özellikleri de bulunmaktadir). Prezervatif bir kez kullanilmali ve iliski sonrasi çikartildiktan sonra posete koyularak atilmali ve eller sabunlu suyla yikanmalidir

* Anal iliskilerde prezervatifin yirtilmamasi için su bazli kayganlastirici kullanilmalidir.

* Içerisinde penisi zedeleyebilen yagli maddeler içeren krem gibi maddeler kayganlastirici yerine kullanilmamalidir.

* Penisten akan sivi veya meni agizla temas ettiginde, cinsel yolla bulasan hastaliklara yakalanma ihtimali vardir. Agizda kanama veya yara varsa, bulasma ihtimali artar. Ayni sekilde agiz, vajina salgisi ile temas ettiginde de bulasma olabilir. Ayrica agzin, cinsel organlar ve anüs çevresindeki deri ile temasinda parazitler bulasabilir.

* Cinsel yolla bulasan hastaliklarin anal ve vajinal iliskiyle bulasmasi için bosalmanin olmasi sart degildir. Penis ve anüste açilabilecek küçük yaralardan da cinsel yolla bulasan hastaliklar geçebilir.Anal ve vajinal iliskilerde prezervatif kullanin.

* Üreme organlarinda meydana gelen yara, bere, sivilce ya da kasintiyla olusan tahrislerin hemen tedavi edilmesi, bulasma tehlikesini azaltir.

* Cinsel yolla bulasan hastalik belirtilerinden kuskulandiginizda muhakkak bir uzmana basvurun. Yakinmalariniz kaybolsa da, hastaliklar genellikle kendiliginden iyilesmezler. Tedavi her zaman gerekir.

* Her kaliteli kondomun üzerinde son kullanma tarihi vardir. Son kullanma tarihinin geçmemis olmasina dikkat edin. Tarihi geçmisse yeni kondom kullanin ve her kondomu yalniz bir kez kulanin.

* Vücudunuza dövme ve piercing yaptiracaksaniz, kullanilan araç ve gerecin steril olmasina dikkat edin.



Cinsel yolla bulasan hastaliklarla ilgili yanlis inanislar nelerdir?
Yanlis: Çok eslilik, hastaliklara yakalanma riskini artirir.

Dogru: Riski artiran sey, korunmadan cinsel iliskiye girmektir.

Yanlis:Escinsellerin cinsel yolla bulasan hastaliklara yakalanmasi daha kolaydir.Escinseller risk grubudur.

Dogru: Korunmasiz ve riskli davranislar cinsel yolla bulasan hastaliklara yakalanma ihtimalini artirir. Hiçbir cinsel yönelim cinsel yolla bulasan hastaliklarin nedeni degildir. Korunmasiz iliskiye giren her birey esit risk altindadir.

Yanlis: Escinsel iliskiye girmemek cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunmanin bir yoludur.

Dogru: Korunmasiz cinsel iliskiye girmemek cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunmanin bir yoludur.

Yanlis:Tek çözüm tek esliliktir.

Dogru: Korunmak önemli ölçüde riski azaltir. Tek eslilik çözüm degildir. Azimsanamayacak sayida partnerlerinden cinsel yolla bulasan hastalik kapan tek esli evli birey vardir.

Yanlis: Cinsel yolla bulasan hastaliklara yakalanan kisilerle ayni tabak ve çatallari paylasmak, hastalik kapmamiza neden olabilir. Onun için mümkün oldugu kadar bu hastaliklari tasiyanlardan uzak durmaliyiz.

Dogru: Baskasinin bardagini veya çatal kasigini kullanmakla cinsel yolla bulasan hastaliklara yakalanmazsiniz.Ayrica baskasinin nefes ve öksürügünden, onunla el sikismak ve öpüsmekle da bu hastaliklar bulasmaz. Böcek ve sivrisinek isirmasi, tuvaletlerden (klozet kapagindan), yüzme havuzlarindan bu tür hastaliklar bulasmaz.



Cinsel yolla bulasan hastaliklar hangileridir?
Gonore (Bel soguklugu) :

Bu hastalik penis , vajina, bagirsak ve agiz içinde bulunabilen bakterilerle bulasir.Bu yüzden vajina, makat, agiz ve agiz-makat yoluyla cinsel iliskide bulasma riski vardir.

Erkeklerde sik ve yanmali idrar yapma ve akinti; kadinlarda akinti, adet düzensizligi, sik ve yanmali idrara çikma belirtileriyle taninir. Erkekte dis idrar yolu agzindan sari yesilimsi akinti mevcuttur. Idrar yaparken yanma ve agri vardir, sik sik ve az miktarda idrara çikilir. Bazen hiç belirti olmayabilir. Kadinda çogunlukla belirti yoktur. Normalde görülen vajina akintisi artabilir, yesil veya sari renkte ve kötü kokuludur. Idrar sikayetleri bulunabilir. Kadinda ve erkekte akinti agza bulastiginda bogaz enfeksiyonu olur, agiz içi ve bogaz kizarir ve agri vardir. Anüste hasta oldugunda genellikle belirti olmaz, anüste yanma ve hafif agri olabilir, diskida mukus ve kan görülebilir. Gonokok göze bulastiginda göz iltihabi yapar. Dogum sirasinda çocugun gözüne bulasip iltihaplanmasina sebep olabilir. Belsoguklugu kolay tedavi edilir.

Cinsel yolla bulasan hastaliklarin en sik rastlanilanidir. Karin içi iltihaplarina, kisirliga ve üreme organlarinda apselere neden olur. Gebe kadinda, dogum kanalindan bebege bulasabilir. Yeni dogan bebekte körlük, zatürree gibi hastaliklara yol açar. Hastalik bulastiktan 2-3 hafta sonra belirtiler baslar. Tedavisi kolay bir hastaliktir. Doktor tarafindan önerilen antibiyotiklerle tedavi edilebilir.

Sifiliz (Frengi) :

Frengi, Treponema pallidum adi verilen bir bakterinin (mikrop) neden oldugu cinsel yolla bulasan bir hastaliktir. Tedavi edilmedigi takdirde, bu bakteri zaman içerisinde vücuda yayilarak birçok organda hasara neden olur.Hastalik; penis, vajina, anüs (makat) ya da agiz yolu ile bulasir. Mikrobun hasta olmayan kisiye bulasmasindan sonra ilk belirtiler 10 gün ile 3 ay içerisinde ortaya çikar. Hastalikta bir veya daha fazla sayida, üstü açik, bir santimetre boyutlarinda , sert, agrisiz "sankir" adi verilen yaralar olusur. Bu yaralar, genelde bakterinin ilk bulastigi cinsel organlar etrafinda olusur. Mikrop daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayilir. Kasik ve boyun lenf bezleri sisebilir.

Ister tedavi edilsin ister edilmesin frengi sankiri birkaç hafta içerisinde kendiliginden kaybolur. Tedavi görmeden yaralarin iyilesmesi hastaligin iyilesmesi anlamina gelmez. Bu devrede tedavi edilmeyen hastalarda hastalik ilerler. Gerek birinci, gerekse ikinci dönemde tedavi edilmeyen frengi vakalarinin üçte birinde, hastalik uzunca bir süre sessiz kaldiktan sonra daha ileri bir döneme gider. Bakteri kalp, gözler, beyin, sinir sistemi, kemikler, eklemler basta olmak üzere vücudun birçok yerinde hasarlara neden olur. Bunun sonucu ruhsal bozukluklar, körlük, felçler ve ölüm meydana gelir.

Kontrolsüz kan nakli ile hastalik hasta olmayan kisiye bulasabilir.Frenginin ilk belirtileri diger bazi hastaliklarda da bulunabilir. Bu nedenle hastalik tanisi sadece hekim tarafindan konulabilir. Hekim yaralardan alacagi örnekte mikroskop altinda bakteriyi görebilir. Bunun yaninda tani koymaya yardimci kan testleri de vardir. Ancak, ilk 3 ay testlerin yalanci negatif sonuç (mikrobu tasidigi halde negatif sonuç çikmasi) verebilecegi de akilda tutulmalidir.Erken teshis edildiginde Frengi genellikle penisilin tedavisi ile kolayca iyilesir. Penisilin dozu ve uygulama sekli hekim tarafindan belirleneceginden, cinsel organlari etrafinda frengi sankiri olanlar kendi kendilerine ilaç kullanmamalidir.. Ilerlemis sifilizde etkilenmis organlardaki degisiklikleri geriye döndürmek mümkün degildir.

Hepatit – B :

Virüsü tasiyan kisilerle riskli cinsel temasta bulunma, virüsü tasiyan kisilerin kan veya vücut sivilari ile temas etme, virüsü tasiyan hamile kadinlardan dogum sirasinda bebeklerine bulastirmasi gibi yollarla bulasir. Hastaliga yakalanan kisilerin ancak yarisinda sarilik ortaya çikar. Hastalarin %65'inde grip benzeri belirtiler görülür. Geriye kalanlarda hastalik belirtisiz seyreder. Klinik olarak sarilik gelisse de gelismese de hastalarin %90'inda tamamen iyilesme olur. Iyilesen kisiler yasamlarinin sonuna kadar hastaliga karsi bagisik kalirlar. Geriye kalan %10 kiside virüs kandan temizlenemez. Bu kisiler kronik Hepatit B tasiyicisi olarak adlandirilirlar. Virüsü tasiyan annelerden dogan çocuklarin %80-90'i kronik tasiyici haline gelir.



Hepatit B hastaliginin seyri sirasinda, her 1000 kisiden 1-5'inde fulminan hepatit adi verilen akut karaciger yetmezligi tablosu ortaya çikar. Fulminan hepatit'e yakalanan kisilerin %75'i bu nedenle hayatlarini kaybederler.



Kronik Hepatit B tasiyiciligi:



Kronik Hepatit B Tasiyicilari tamamen saglikli görünürler, herhangi bir belirtisi yoktur. Tasiyiciligi saptayabilmek için kanda Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) saptanmasiyla tasiyicilar ayirt edilebilirler.



Tasiyicilarin %50'si belirtisiz olarak sadece virüsü tasir. Karaciger biyopsisi yapilirsa bu kisilerin bir kisminda 'kronik persistan hepatit' adi verilen bir tablo görülür. Bu hastalik nispeten selim seyretmekle birlikte, her hangi bir zamanda 'kronik aktif hepatit' haline dönüsebilir.

Tasiyicilarin %50'sinde 'kronik aktif hepatit' adi verilen kronik karaciger hastaligi gelisir. Bu hastaligin gelistigi kisilerin %25'inde karaciger sirozu ve karaciger kanseri ortaya çikar.

Kronik tasiyicilar cinsel eslerine Hepatit B bulastirabilirler.

Kronik tasiyici annelerden dogan bebeklere Hepatit B bulasir.

Kronik tasiyicilarla ayni evi paylasanlarda Hepatit B'ye yakalanma riski normal popülasyona kiyasla 2-4 kat daha fazladir.



Hepatit B’ye yakalandiysaniz:

YAPILMASI GEREKENLER:

Kaniniza ya da diger vücut sivilariniza dokunduktan sonra ellerinizi yikayin.

Kullandiginiz kagit mendilleri, adet sirasinda kullandiginiz petleri ve tamponlari kagit torbalara koyarak atin.

Vücudunuzdaki tüm açik yaralarin ve kesiklerin üzerini kapatin.

Karacigerle ilgili anormallikler yönünden kontrol edilmek ve hepatit B ile iliskili egitim almak için 6 ay ila 1 yilda bir hekiminizi ziyaret edin.
YAPILMAMASI GEREKENLER:

Çiklet, dis firçasi, jilet, havlu ya da kan ya da baska vücut sivilarinizla temas edebilecek herhangi bir esyayi baskalariyla ortak kullanmayin.

Bebeklere çignediginiz yiyecekleri vermeyin.

Kan, plazma, organ, doku ya da sperm bagisinda bulunmayin.

Kullandiginiz siringa ya da igneleri baskalariyla paylasmayin.



Korunma:



Hepatit B'den korunmanin en etkili yolu hastaliga karsi asilanmaktir Hepatit B asilari 1982 yilindan bu yana kullanilan, son derecede etkin ve güvenilir asilardir. 1980'li yillarda ilk çikan Hepatit B asilari, bu virüsü tasiyan kisilerin kanlarindan elde edilirken, günümüzde kullanilan asilar genetik mühendislik yöntemleriyle maya veya bakteri hücrelerinden elde edilmektedir. Her iki tipte asi içinde de canli virüs yoktur, sadece Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) bulunmaktadir.



Her iki tipteki Hepatit B asisinin da güvenilirligi tamdir. Asiya bagli karaciger hastaligi meydana gelmesi veya baska bir hastalik bulasmasi söz konusu degildir. En sik görülen yan etki, asinin yapildigi bölgede bir kaç gün sürebilen agri, kizariklik ve sisliktir. Çok daha nadir olarak gribe benzer hastalik tablosu, halsizlik ve eklem agrilari bildirilmistir.



Hepatit B asisi üst kolun dis yüzüne adale içine yapilir. Asinin tam etkili olabilmesi için 0,1,6. aylarda toplam 3 doz yapilmasi gerekir. Asilar arasindaki sürenin uzamasinin sakincasi yoktur. Ancak önerilen zaman araliklarindan daha kisa sürede yapilmamasi gerekir. Üç doz uygun asilmadan sonra asinin koruyucu etkisi %95 kiside ortaya çikar.



Hepatit B Asisi



Koruyuculugu Nedir ?



Hepatit B asisi uygun sartlarda muhafaza edildiginde (dondurulmadan sogukta) ve usulüne uygun tatbik edildiginde asilananlarin Hepatit B Asisi%90'indan fazlasinda bagisiklik saglamaktadir. Bu oran 40 yasin üzerindekilerde bir miktar düsmektedir. Yeni doganlarda asidan %100'e yakin bagisiklik elde edilebildigi bildirilmektedir.

Hepatit B Asisi Öncesi Serolojik Test Gerekli midir ?

Daha önce Hepatit B virüsü ile temas etmis kisilerin büyük bölümünde Hepatit B yüzey antikoru olusmustur yani dogal olarak bagisiklik kazanmistir. Bu nedenle bu kisilere asi gerekli degildir. Küçük bir bölümünde ise süregelen tasiyicilik olusmustur. Bu kisilere asinin bir yarari yoktur. Asi öncesi yapilacak serolojik test bu virüsle temas etmemis yani bu virüsle enfeksiyona duyarli kisileri ayirt eder, bu kisiler asilanmalidir. Ancak daha önce virüsle temas etmis kisilere asi yapilirsa bir zarari olmadigi gibi yarari da yoktur. Bu nedenle arzu edilirse dogrudan asi yapilmasinda tibbi bir sakinca yoktur. Asinin pahali olmasi ve üç kez yapilmasi asi öncesi yapilacak serolojik testlerin gereksiz asilanmayi önleyecegi ve kisinin daha önceden bu virüsle temas edip-etmediginin belirlenmesi açisindan yararlidir. Ülkemizde daha önceden bu virüsle temas etme oraninin %15'lerde oldugu düsünüldügünden genellikle asi öncesi serolojik test talep edilmektedir. Test Sonuçlari ve Asi Gerekliligi; Anti-HBc-IgG Pozitif Hepatit B asisi gerekli degildir. Anti-HBc-IgG Negatif Asi protokolü tam olarak uygulanir. Anti-HBc-IgG yerine Anti-HBs ve HBs-Ag testleri de çalisilabilir. Ancak tercihen Anti-HBc-IgG önerilmektedir.

Asilamadan Sonra Antikor Düzeylerinin Belirlenmesi Gerekli midir ?

Asi sonrasi HBs antikorlarinin belirlenmesi asi yanitinin izlenmesinde yararlidir. Genellikle AntiHBs düzeylerinin 10 IU/l ve üzerinde olmasi asinin bagisiklik sagladiginin göstergesi olarak kabul edilmektedir. Antikor düzeyinin izlenmesi özellikle yüksek risk gruplarinda ve bagisiklik yetersizligi olan hastalarda yararlidir. Dezavantaji ise ilave bir gideri gerektirmesidir. Genellikle yeni dogan bebeklerde, çocuklarda ve 40 yasin altindaki saglikli yetiskinlerde asinin bagisiklik olusturma orani %95-100 arasinda oldugundan genis kapsamli asilama programlarinda antikor düzeylerinin arastirilmasina gerek yoktur.

Asinin Zarari veya Yan Tesiri Var midir ?

Zamanimizda uygulanan Hepatit B asilari genetik mühendisligi islevi olarak maya veya memeli hücrelerinde üretilmistir. Bu nedenle Hepatit B virüsü tasimamaktadir. Yalnizca Hepatit B virüsünün saflastirilmis yüzey antijenini içermektedir. Bu yüzden teorik ve pratik olarak Hepatit virüsü riski söz konusu degildir.Yalnizca yüksek atesli enfeksiyonlarda fakat asi muhtevasina karsi asiri duyarliligi olan kisilerde kullanilmamalidir. Ancak bunlar tüm asilar için ayni paralelde önerilerdir. Halen piyasada olup uygulanmakta olan Hepatit B asilarinda ciddi bir yan etki bildirilmemistir. Yan etkiler enjeksiyon yerinde görülebilmekte ve genellikle enjeksiyon yerinde hafif agri ve kizariklik, nadiren sisme ve sertlik olusumu olarak bildirilmektedir.Bas agrisi, yorgunluk, ates, ishal v.b. genel belirtiler nadiren bildirilmis ve asi ile dogrudan ilgisi gösterilememistir.

Hepatit C:


Hepatit C, hepatitis C virüsünün (HCV) neden oldugu bir karaciger hastaligidir. Viral hepatite neden olan bes farkli virüsten (A, B, C, D ve E olarak tanimlanir) biri olan hepatitis C, karacigerde iltihaba neden olur. Enfekte kisinin kani ya da cinsel iliski yolu ile yayilir. Her yil, HCV ile enfekte kisilerin % 85'inde kronik enfeksiyon gelistigi tahmin ediliyor; bununla birlikte, enfeksiyon bulunan birçok kiside belirti görülmez. Bazilarinda ise bu enfeksiyon, siroza (karaciger hücrelerinde hasar), karaciger yetersizligine ve olasi karaciger kanserine yol açabilir. Saglikli kalmaniz için vücudunuzun uygun biçimde islev gören bir karacigere gereksinimi vardir. Karaciger, enfeksiyonlarla mücadele etmeye ve kanamayi durdurmaya yardimci olur; kaninizdaki ilaçlarin ve diger zehirli maddelerin atilmasini saglar ve ayni zamanda enerji depolar. Erken tani, hepatit C’nin daha fazla yayilmasini önlemede ve virüsün karacigerde yol açacagi hasarin azaltilmasinda büyük önem tasir. Vakalarin % 30-90'inda kroniklesme ile ve % 5-30 kadarinda karaciger sirozu ile kendini belli eder. Çesitli kronik karaciger hastaliklarinda Hepatit C virüsünün rolü henüz açikliga kavusmamistir. Birçok karaciger sirozu tiplerinde anti-HCV (Hepatit C Virüsü) gözlenmistir. Hatta bu oran alkolik karaciger sirozunda bile % 27 olarak bulunmustur. HCV ile ilgili bir problem de, hastaligin seyrinin sabit bir hikayesi olmayisi. HCV'nin yol açtigi rahatsizliklar ve dereceleri insandan insana degisiyor. Kimin iyilesip kimin kötüye gidecegi bilinemiyor. Henüz bir asisi gelistirilememistir. Hastalik yavas ilerlediginden ve bazen 20 yil boyunca belirti görülmediginden, birçok kisi hepatit C ile enfekte oldugunun farkinda bile degildir.

Klamidya
Kadinlarda sari köpüklü bir akinti ile kendini belli eder. Erkeklerde yanmali idrara çikma ve sari akinti ile belli olur. Kadinlarda karin içinde yaygin iltihaplanmalara yol açar. Bu durum kisirliga, üreme organlarinda apselere neden olur. Gebe kadinlarda yüksek ates, düsük ve ölü doguma yol açar. Dogum sirasinda bebek, annenin dogum kanalindan mikrobu alabilir ve akcigerlerinde ya da gözlerinde iltihaplar olusabilir. Tedavisi kolaydir.

Trichomonas :
Yesil ve kötü kokulu bir akinti ile belli olan bir hastaliktir. Kadinda tüplerde iltihaplanmaya neden olarak geçici kisirliga yol açabilir. Tedavisi kolaydir. Hastalik etkeni bir tür parazittir.idrar yollarinda iltihaba neden olur. Belirtileri kasinti ve akintidir.

Herpes (Genital uçuk) :

Üreme organlarinda kasintili ve agrili, uçuk seklinde sivilceler görülür ve bunlar çok agrili yaralara dönüsür. Kendiliginden iyilesir, ancak tekrarlar. Tedavisi zordur. Idrar yollarinda hastaliklara, menenjite, kadinlarda rahim agzi kanseri ve düsüklere neden olur. Bebek dogarken, dogum kanalindan hastaligi alabilir. Gözleri, deriyi ve sinir sistemini etkiler, bebek ölümüne yol açabilir.

Üreme organi sigilleri ve deri kabarikliklari :

Dis üreme organlarinda, haznede, makat ve idrar kanalinin disa yakin kisimlarinda görülen, agrisiz, karnabahar görünümünde et kümeleri belirtisi tasir. Tedavisi mümkün, ancak zordur. Tedavisi edilmezse kümeler büyüyerek çevre organlara zarar verir. Dogum yolunu, idrar kanalini, makati tikayabilir. Dogum sirasinda anneden bebege bulasabilir ve bebegin solunum yolunda sigiller olusarak solunum sikintisina yol açabilir.

Kasik Biti (Fübik Bit):



Kuvvetli bacaklari ile kila tutunan kasik biti özellikle kasiktaki ve genital bölgedeki killara yerlesir. Vücudun ön kol, gögüs gibi diger kisimlarina da yerlesebilir. Deriden kan emer ve kasinti yapar. Deride kirmizi morumsu lekeler görülür. Tedavisi kolaydir, bit öldüren ilaçlar deriye sürülür. Bir hafta sonra tekrar ilaç sürerek yumurtadan çikan yavrular da öldürülür. Tedaviye baslandiginda çamasirlar, yatak takimlari ilaçlanip yikanmali, kasik biti ve yumurtalarindan arindirilmalidir.



Uyuz:

Uyuz hastaligini olusturan parazit kene türü asalaktir. Disi parazit deride incecik tüneller açarak yumurtalarini birakir. 3-4 gün sonra yumurtalar açilir ve 18 günde parazit eriskin sekle geçer. Uyuz fazla kasinti yaparak rahatsizlik verir. Tipik olan parmak aralarindaki kasintilardir. Uyuz kisi ile yakin temasta parazitin geçisi sonucu bulasir. Böcekler vücuda geldikten 3 hafta sonra vücutta çogunlukla aksam ve gece kasinti baslar, kasinti yatakta çok artar, özellikle bilekte ve parmaklar arasinda, kirmizi-mor nokta seklinde tünellerin agizlari görülür. Genital bölgede de küçük morumsu noktalar görülebilir. Fazla kasinti derinin yaralanmasina sebep olur. Uyuz tedavi ile kolayca iyilesir. Ilaçla ölen uyuz parazitleri deride alerjik reaksiyon yapabilir ve kasintiya sebep olurlar. Birlikte yasayan kisilerin beraber tedavi olmalari gerekir.

Sankroid (Yumusak Çiban) :

Üreme organlarinda agrili yaralarla kendini belli eder. Genellikle yaraya yakin kasikta olusan sislikler zamanla büyür ve içindeki iltihap akar. Tedavisi kolaydir.

Mantar:

Mantarlar agizda , cinsel organda ve makat bölgesinde bulunabilir. Bulasmasi kolaydir. Hap ve merhemlerle tedavisi mümkündür. Penis, vajina, makat ve çevresinde kasinma ve kizarikliklar meydana gelir.

AIDS:
HIV Pozitif Türkiye elektronik forumu:

http://web.archive.org/web/20040218205903/

http://groups.yahoo.com/group/hivpozitif/

(Bu foruma üye olmak için hivpozitif-subscribe@yahoogroups.com adresine bir email göndermeniz yeterlidir.)

AIDS HAKKINDA BILMEK ISTEMEDIGINIZ HER SEY

(Burada, konunun öneminden dolayi, yas siniri vermeden çok açik bir dille cinsel iliskilerden bahsediyoruz. Lütfen baslangici tam okumadan ve yaklasimi onaylamadan okumaya devam etmeyin! )


Bu metin, AIDS Savasim Dernegi’nin, Dünya Saglik Örgütü (WHO) tarafindan desteklenen, "Erkeklerle Cinsel Iliski Kuran Erkekler Için AIDS Bilgilendirme Projesi”nin bir ürünüdür. Proje, escinsel inisiyatif grubu Lambda/Istanbul tarafindan yürütülüyor. Fakat kitapçik, cinsel yönelimi ne olursa olsun, erkeklerle cinsel iliski kuran bütün erkeklere ve cinsel kimligi konusunda sorunlar yasayanlara yönelik hazirlandi.

Okuyacaginiz metinde yer alan bazi sözcükleri ve sinirlandirilmamis dil kullanimini ahlak disi bulabilir, rahatsiz olabilirsiniz. Kuskuya yer birakmayacak kadar açik ve dolambaçsiz konusmak, dürüst olmak ve ikiyüzlülügü birakip gerçekçi davranmak, yüz binlerce cani kurtarmak söz konusu oldugunda, ahlaki sayilabilecek tek davranistir. Insanlara sadece bilimsel bilgiler vermek, AIDS’i önlemeye yetmiyor. Toplumsal yapi içindeki genel geçer kurallarin disinda kalan, yasam tarzi veya duygulari toplumun genelinden farkli oldugu için asagilanan ve dislanan bir insanin kendine deger vermesi, kendisiyle barisik olmasi ve toplum içinde birey olabilmesi çok zordur. Oysa, ancak kendine yeterince deger veren ve bunun sonucunda birey olabilmis bir insan, kendisinin ve baskalarinin hayatini korumak için çaba harcayabilir. Demek ki, farkli yasam tarzlarinin birlikte rahatça soluk alabildigi, herkesin kendi varolusunu özgürce gerçeklestirebildigi, kendine deger veren insanlardan olusan, baskinin ve korkutmanin bulunmadigi bir toplumsal yasam biçimi, uzun vadede AIDS’i yenebilir.

AIDS, korunma yollarini bilmeyen bütün insanlari tehdit ediyor. Buna karsin ülkemizde devlet ve toplumsal kurumlar, AIDS’e karsi kayitsiz kaliyorlar, son derece ilkel yöntemlerle ve tabularla yaklasiyorlar.

Bu yaklasim biçimi, özellikle, erkeklerle cinsel iliski kuran erkeklere yönelik hemen hemen hiçbir çalisma yapilmamasinda kendini gösteriyor. Bu yok sayici tavir, escinsel iliskinin devlet ve toplumsal kurumlarca lanetlenmesi kadar, escinsellerin neredeyse hepsinin gizli olmasi, görünmezligi ve örgütsüzlügünden de kaynaklaniyor.

Türkiye’de, bilinen AIDS vakalarinin sayisi, henüz Bati’daki ya da Afrika’daki düzeye ulasmis degil. Ama açiklanan rakamlarin gerçek durumu tam olarak yansitmaktan uzak oldugu da biliniyor. Yine de AIDS’in Türkiye’ye geç gelmesinden yararlanip bir patlamayi önlemek elimizde. Bati ülkelerindeki escinseller kendi yürüttükleri kampanyalar sayesinde AIDS ile savasimda basari kazaniyorlar. Türkiye’de, escinsellere yönelik yasal bir baski olmamasina ragmen, toplum yapisindaki yogun tabular ve birçok keyfi uygulama yüzünden böyle bir çikis yapabilmek güç görünüyor.

AIDS nedir? Herkesin yanitini bildigini sandigi bu soru, çok önemli bir ilk adim. Ingilizce bir kisaltma olan AIDS (Acquired Immuno Deficiency Syndrom = Edinsel Bagisiklik Yetersizligi Sendromu), vücut direncinin azalmasi sonucu ortaya çikan hastaligi ifade eden bir tanim. AIDS’in olusmasina yol açan etken, HIV isimli virüsün bulasmasidir. Bu virüs, vücudun bagisiklik sistemini tahrip ederek, direnç yetenegini azaltir. Böylelikle vücut, normal sartlarda karsi koyabilecegi enfeksiyonlara direnç gösteremez hale gelir. HIV virüsünü kapan bir kisi yillarca kendisini saglikli hissedebilir. Virüs yillarca vücutta görünür bir hastaliga yol açmaksizin kalabilir. Diger yandan, belirti göstermeyen, virüsü kaptigini bilmeyen bir HIV tasiyicisi da baska insanlara bu virüsü bulastirabilir.

Bulasmaz: HIV hassas bir virüstür. Kurudugunda ve havayla temas ettiginde kisa sürede ölür. Evlerde ve hastanelerde uygulanan alisilmis saglik kurallari virüsü kisa sürede etkisiz hale getirmek için yeterlidir. HIV tükürük salgisinda, terde ve gözyasinda da az miktarda bulunabilir. Ancak bu miktar, bulasmaya yol açmayacak kadar küçük ölçüdedir. Bugüne kadar HIV virüsünün yukarida siralanan salgilar yoluyla bulastigi bir vakaya rastlanmamistir. Yani el sikismakla, kucaklasmakla, oksamakla, öpüsmekle, öksürmek ve hapsirmakla, HIV tasiyan ya da hastaligin etkin hale geldigi AIDS hastalariyla ayni tabak, çatal, kasik, biçak ve bardaklari ya da ayni tuvaletleri, banyo küvetlerini ve hamamlari kullanmakla, bu insanlarla bir arada çalismak ve yasamakla, onlarin bakimini yapmakla HIV kapma riski olusmaz.

Bulasir: HIV tasiyan bir insanin kaninin ya da cinsel salgilarinin baska bir insanin dokularina ve dolasim sistemine girmesiyle bulasma olasiligi dogar. Bu sivilar yüksek oranda HIV içerebilir. Bu nedenle, güvenli seks uygulamadan cinsel iliski kurmak, virüsün bulasmasi için en elverisli ortami yaratir. Ayrica uyusturucu kullaniminda ayni ignenin birden fazla kisi tarafindan kullanilmasi halinde de HIV bulasma riski olusur. Ameliyatlar sirasindaki kan nakillerinde de virüsün bulasabilme tehlikesi vardir.

AIDS’in cinsel iliskiyle bulasmasindan korunmak için iki yoldan söz edilebilir. Ilki, cinsel iliskiye hiç girmemek. Korkulara boyun egmenin sonucunda seçilecek bu yolun, yasam dengesini bozabilecek bambaska sorunlara neden olma ihtimali hayli yüksek. Oysa, ikinci ve akilci bir seçenek var . Riski, yasami engellemeyecek bir ölçüye indirmek için güvenli seks uygulamak.

Güvenli seks, AIDS’e neden olan virüsü kapma tehlikesini tasimayan yöntemlerle yetinmek anlamina geliyor. Yani, dengesizlige yol açabilecek korku ya da umursamazlik yerine, bilinçli davranmak. Ancak bu, haz alinmayan bir seks yasantisiyla yetinmek demek degil. Tam aksine, hayal gücümüzü kullanarak daha renkli ve özgür bir cinsel yasama ulasmak çok daha mümkün. Bu amaçla, tehlikesiz olani tehlikeli olan kadar ve açik bir dille anlatmamiz gerekiyor.

Prezervatifsiz anal iliski anal iliskideki her iki partner için de çok tehlikelidir. Normal deriden çok daha hassas ve korunmasiz olan penisin ucunda, anüste ve bagirsakta, sürtünmenin sonucu olarak, gözle görünmeyecek kadar küçük yaralar olusabilir.

Prezervatifli anal iliski riski çok küçük. Ancak prezervatifi dogru ve zedelemeden takmak gerekiyor. Bosalmanin ardindan penis sertligini kaybetmeden penisle birlikte tutup, çikartmak gerekli. Prezervatifin yirtilmasini önlemek için yagsiz (su bazli) kayganlastirici kullanilmali.

Prezervatifsiz agza bosalmak penisi agzina alan için tehlikelidir.

Prezervatifle agza bosalmak risk tasimiyor.

Prezervatifsiz, ama bosalma olmadan penisi agza almak riski çok küçük. Ama, arkadasiniz bosalmadan önce penisini agza alabilirsiniz, ancak dikkatli olmaniz gerekiyor. Zaman uzarsa partneriniz aniden bosalabilir. Bu durumda partnerinize de sorumluluk düser, zamaninda birakmasi gerekir.

Penisin gövdesini ve testisleri yalamak risk tasimiyor.

Partnerinizle birlikte mastürbasyon yapmak (el ile penisi uyarmak) risk tasimiyor. Birkaç kattan olusan deri dokudan HIV geçmez.

Öpüsmek riski çok küçük. Tükürük salgisindaki virüs orani bulasmaya yol açmayacak kadar küçük. Ayrica tükürük salgisinda, virüsü etkisiz hale getiren bir madde bulunur.

Vücutta saglam deri üzerine bosalmak risk tasimiyor.

Oksamak, masaj yapmak, sürtünmek risk tasimiyor

Anüs deligini yalamak HIV kapma riski yok. Fakat degisik mikroplar ve mantarlar kapilabilir.

Yapay penis kullanmak ortaklasa kullanilmazsa risk tasimiyor.

Anüse parmak sokmak risk tasimiyor .

Meme uçlarini uyarmak risk tasimiyor.

Birlikte dus ya da banyo yapmak risk tasimiyor.

Prezervatif dogru takilmali ve kayganlastirici kullanilmali! Prezervatifi paketinden çikarirken zedelenmemesine dikkat edin. Kesici aletler kullanmak ya da uzun tirnaklar prezervatife zarar verebilir. Prezervatifi penis sertlestikten sonra takin. Ucundaki (meninin akmasi için ayrilan bölümü) sikarak havasini bosalttiktan sonra prezervatifi penisin basina yerlestirin. Prezervatifi alt kismindan asagiya dogru açin. Son olarak, üzerine kayganlastirici sürün. Kayganlastirici hem alacaginiz hazzi artirir hem de riski azaltir. Kayganlastirici (lubricant) cinsel birlesmenin daha rahat gerçeklesmesini saglayarak prezervatifin yirtilmasini engelleyen bir sividir. Prezervatifi taktiktan sonra üzerine kayganlastirici sürmek güvenli seks için gereklidir. Istenirse, parmak ile anüs deligine de kayganlastirici sürülebilir. Vazelin, el kremi, masaj yagi gibi maddeleri kullanmayin. Bunlar, kimyasal özellikleri yüzünden prezervatifin zarar görmesine neden olurlar. Dogru kayganlastirici yag içermemeli, su bazli olmalidir. Bosaldiktan sonra, prezervatifi alt kismindan tutarak çikarin. Hiçbir zaman ayni prezervatifi ikinci kez kullanmayin. Son olarak penisinizi yikayin. Bu, penisin üzerinde meni kalmamasini saglar ve bosalmanin ardindan olasi sevismelerde güvenli olursunuz. Açilmamis prezervatifi isidan, günesten, flüoresan isigindan ve nemden koruyun. Bunlar, prezervatifin ana maddesi olan lateks’i zayiflatarak iliski sirasinda prezervatifin zedelenmesine, yirtilmasina neden olabilirler.

Su bazli kayganlastiricilar sadece escinsel iliskiler için degildir.

Ayni kayganlastirici vajina kurulugu gibi durumlarda heteroseksüel çiftler tarafindan da kullanilmaktadir. Ayni prezervatif gibi, satin alirken escinsel oldugunuzu açiga vurmus olmazsiniz.

AIDS ve GÜVENLI SEKS

(Bu metin LambdaIstanbul'un katilimci ve konusmaci olarak katildigi bir kongre notlarindan alintilanmistir.)

Yesim: AIDS 80 li yillarin Kuzey Amerika’sinda önem görmedi. Çünkü escinsel hastaligiydi. Sahip çikanlar ise sadece geyler olmustu. O yillarin ahlakçi ama ahlaksiz insanlari, hastaligin aslinda bir escinsel hastaligi olmadiginin farkina geç de olsa varabilmisti. Ve hemen ardindan STK'lar (Sivil Toplum Kurulusu) bu savasi sirtlandilar. Aids hastasi ülkeler %90 gelismekte olan ülkelerdir. Ve ilaçlari da pahaliydi. Güney Afrika’da büyük bir çaba harcanarak halka dagitilmak üzere ücretsiz ya da karsiz ilaç yapilip satimina baslandi. Tabi bunun karsisinda birinci olarak ilaç firmalari karsi çikti ve ilaç firmalari ile bu ilaçlari yapip ücretsiz yada karsiz satanlar arasinda mahkemelerle de devam eden savaslar basladi. Bu savaslarin sonunda ilaç firmalari pes etmisti. Fakat " bu ilaçlari yapin ama halkinizdan baskasina vermeyin " gibi ifadeleri kullanmaya basladilar.

Türkiye'de son zamana yakin Saglik Bakanliginin çikardigi afis ve reklamlarda "Bazi iliskiler ayaginizi yerden kesebilir." gibi ahlakçi cümleler kullanilmisti. Muhalefetten dolayi bunu degistirmek zorunda kaldilar. Hastaligin sadece "penis" ile bulastigi gibi bir düsünce olusmustu. Oral seks ile daha az riski oldugu ortaya çikarildi. Hindistan’da (her ne kadar muhafazakar olsa bile escinsel erkeklerin baslattigi ve devletinde desteklemek sorunda kaldigi çalismalar var. Desteklemek zorunda çünkü bu hastalik, Hindistan gibi nüfusu milyonlari geçen bir ülkede sadece escinsel hastaligi olamaz, heteroseksüellere de bulasacagi kesindir. Aslinda bir nevi menfaat iliskisi disina çikmamaktadir. Fakat bu escinsel olusumlar sadece "cybh" (cinsel yolla bulasan hastaliklar) ile ugrasmayip bazi escinsel aktivitelere de verilen bu destegi kullanarak girmistir...

Demet: AIDS; 1982 yilinda dünyada 1984 yilinda Türkiye’de escinsel hastaligi gibi ortaya çikti. Ve Türkiye’de ilk olarak Murtaza Ersin'de görüldü. Ve escinseller "murti" gibi lakaplarla adlandirildi. Çünkü olusan düsünce AIDS in "escinsel hastaligi" olmasiydi ve sadece escinseller AIDS li olabilirdi. Biz Ülker sokakta iki arkadas kondom kullanmaya ve kullandirmaya basladik. Bunun bizden götürüsü ise müsterilerin bunu kullanmamaya direnip ve daha sonrada kaçmasiydi. Ve telkinle kondom kullanimi çogalmaya basladi. Ayni sistem genel evlerde de vardi. IKGV seks isçileriyle beraber çalismalar (bilgilendirme, kondom dagitimi gibi) yapmaya basladi. Bu egitim ve bilgilendirme kapsaminda 10 seks isçisi bilgilendirip egitildi. Böylece AIDS ile savasmak tabana indirgenmis oldu. Müsterilerin kullanmamak için söyledigi "Biz Türk’üz bize bir sey olmaz", "Atin ölümü arpadan olsun", "Senden gelecek ölümü serbetlerde içerim" cümleleri ise bilgisizligin bir göstergesiydi. Bu zaman zarfi içerisinde ortalama %10 gibi bir seks isçisi kondom kullanmiyordu. Ortaya çikan AIDSli travesti vakalarini medyamiz kullanarak "Escinseller ölüm saçiyor" gibi vurucu cümleler sarf etmeye basladilar. Bir arkadasimiz AIDSli oldugu için hastaneden kovuldu. Bu arkadas için IKGV'ye basvuru yaptik ve vakfin torpili ile Sislide hastaneye yatirilan arkadasimiz geç teshis ve ihmalkarlik yüzünden sadece 1,5 ay yasayabildi. Bu durumda ortaya çikan olaylarin bizi götürdügü sonuç seks isçilerine yönelik çalismalarin artirilmasiydi.

Oya: AIDS’li oldugu halde çalisan arkadaslarimiz var. Görünüs olarak diger insanlarda hiçbir farklari yok ama HIV virüsü tasiyorlar. Demet arkadasimin da dedigi gibi kondom kullanmayan arkadaslarimiz yok degil. Hatta bazi transvesti arkadaslarimiz müsterilerinden ayri beraber olduklari sevgilileri ile en baslarda kullanip daha sonra kullanmamaya basliyorlar. Bunun sonucunda ise ölümler gerçeklesiyor. Ve insanlari da AIDS’le mücadeleye iten olay ise bu ölümlerden olusan fobi.

Sevval: IKGV 1996 yilinda CYBH ve AIDS'e yönelik ciddi çalismalar baslatti. Riske atilacak olan seylerin içerisinde kondom kullanmaktan kaçinan müsterilerin kaçmasi yani para vardi. Bu yüzden isler çok daha zorlu bir sekilde gerçeklestirildi. AIDS ile mücadeleye destek olmasi açisindan direk olarak E-5'e veya diger çark alanlarina gidip birebir telkinlerde bulunamiyorduk. Bunu yayabileceginiz tek yöntem ise telkindi. Zaten diger yöntemler (ölümlerden korkutarak veya aidsli bir hastanin yakinindaki insanlarin sahit olduklari olaylar) kendini otomatik olarak öne çikariyor.

Nejat: Bir erkek veya bir kadin hayat tarzlarini, yönelimlerini belirlemedikleri zaman içerisinde (ergenlik çagi gibi) tecavüze ugramis veya diger partnerleri ile iliskiye girmis olabilirler. Çocukluk dönemlerinde farkliliklarini hissetmedikleri zaman girdikleri iliskilerde korunmayacaklardir. Belki de bir risk yoktur ama daha sonra korunmanin ne oldugunu bilmedikleri ve hayat kadinlariyla korunmasiz iliskiye girdikleri anda kapabilecekleri hastalik çoktur. Az bilinçli olanlar ise hastaligi kapmak için bir ölçü olmadigindan dolayi kriterlere dikkat etmeyecektir. Riskleri ögrendikleri anda korunmaya basliyorlar ama bu sevgili ve ask olayinda sadece ilk iliski için geçerli oluyor. Bu olaylarla beraber yasamayi ögrenmek zorundayiz. Belki aids olmayabiliriz ama AIDSli olan arkadasimiz muhakkak olacaktir. Bu yüzden HIV+ (AIDS) olan arkadaslarimiz veya tanidiklarimiza nasil davranmamiz gerektigini de ögrenmek zorundayiz.

Alti Çizilenler

- Bildiklerimizi neden uygulamiyoruz?

- Bu sadece cinsel iliski için degil her sey için geçerli yasamda. Bu bir "yok sayarak" amaçli savunma mekanizmalarindan biri.

- Güvenli seks için basvurulan araçlar ve yollari kapsaminda egitim sosyo- ekonomik alt yapinin da etkisi oldugu tartisilamaz.

- Aids hastalarinin çok azi farkli cinsel yönelimlerde olabilir. Ama escinsellerin içerisinde HIV+ orani yüksek.

- Güvenli seks konusunda çalismalarin sadece seks isçileri üzerinde olmasi yanlistir. Bu biraz da ötekilestirmek, uzak görme gibi düsüncelerin altindan çikar.

- Bulgaristan’da çocuklarin ufak yasta korunmaya yönlendirilmesi açisindan yapilmis çalismalardan biri ilk okulda çocuklara dagitilan prezervatiflerin çocuklar tarafindan incelenmesidir. Bu sekilde ergenlik çaginda hatta daha altinda korunma olgusunun temelleri saglam bir sekilde atilmis oluyor.

AIDS, HIV ANTIKOR TESTI VE KAYGANLASTIRICI ILE ILGILI DAHA AYRINTILI BILGI IÇIN AIDS SAVASIM DERNEGI'NE DANISABILRSINIZ:

AIDS Savasim Dernegi

Rumeli Caddesi, Birlik Apt. No. 84/1
80220 Osmanbey / ISTANBUL
Tel: (212) 219 59 54
Faks: (212) 231 07 60

PREZERVATIF VE KULLANIMI

Prezervatif (kondom) nedir?

Cinsel iliski esnasinda penis üzerine geçirilmek üzere lateks denen maddeden hazirlanmis, çok ince, yumusak, genisleyebilen, kayganlastiricili maddelerle temas ettirilmis kiliftir. Prezervatife, "kaput", "kondom", "koruyucu kilif"ta denir. Prezervatifin kelime anlami "koruyucu"dur.

Ambalaji elle açilan prezervatif sertlesmis penise takilir. Prezervatifi delmemeye dikkat edilmelidir. Bu nedenle kondom disle ve kesici aletlerle açilmaya çalisilmamalidir. Bir kere kullanilan prezervatif tekrar kullanilmaz. Prezervatifin üzerine su bazli kayganlastiricilar sürülmelidir.Su bazli kayganlastiriciyi eczanelerden edinebilirsiniz. Kayganlastirici edinilemedigi durumlarda yag içermedigi için ultrason jeli önerilir. Kayganlastirici olarak kesinlikle vazelin, krem kullanilmamalidir. Bu tür maddeler yag içerdigi için prezervatifin yapisini bozar ve koruyuculugunu azaltir. Prezervatif alirken son kullanim tarihinin geçmemis olmasina dikkat ediniz. Cüzdaniniz prezervatifi tasimak için uygun bir yer degildir. Metal para ve vücut isindan etkilenip bozulabilir. Prezervatifi evde serin, rutubetsiz ve karanlik bir yerde muhafaza edin.



Nasil takilir?



* Tirnaklarinizla zedelemeden paketi açin.

* Kondomun içinde kalan hava nedeniyle prezervatifin patlamasini önlemek için kondomun ucunu bas parmak ve isaret parmagi arasinda tutup sertlesmis penisin basina dogru yerlestirerek asagi dogru çekin. (resim1)

* Kondomun kapali ucunu sikarak içindeki havayi çikartin. Öbür eli kullanarak prezervatifi sonuna kadar çekin.(resim2)

* Anal iliskiye girecekseniz, yagsiz su bazli kayganlastirici sürün.

* Iliski sirasinda kondomun yerinde kalmasina dikkat edin. Eger siyrilirsa tekrar asagi çekin. Tamamen çikarsa iliskiye devam etmeden yeni bir kondom kullanin.

* Bosaldiktan sonra penis daha sertken kondomun alt kismindan sikica tutarak disariya çekin.



* Iliskiden sonra penisi geri çekerken kondomu çevresinden tutmalidir. Böylece meninin hazneye dökülmesi önlenir.

*Çikardiginiz kondomu çöpe atin.



Kondomun yararlari

* Kondom AIDS de dahil olmak üzere cinsel yolla bulasan hastaliklara karsi koruyucudur.

* Kondom kullanmak için muayene olmak ya da reçete gerekmez.

* Yan etkisi yoktur. Herkes kullanabilir. (Kondomun yapisindaki maddelere duyarliligi olanlar disinda)

* Servikal kanserin önlenmesine yardimci olabilir.



Kadin prezervatifi nedir?
Kadin prezervatifi cinsel yolla bulusan hastaliklardan korunma ve dogum kontrolündeki bariyer yöntemlerinden birisidir. Yaklasik 15 santimetre uzunlugunda poliüretandan yapilmis bir kese ya da kilif seklinde olan kadin prezervatifi iliski öncesinde vajina içerisine yerlestirilir. Kilifin vajina içinde kalan ucu kapali, diger ucu ise açiktir.

Kondomun her iki ucunda yari sert ve kolay bükülebilen bir halka bulunur. Kapali uçta bulunan halka kondomun yerinde durmasini saglarken, açik taraftaki halka peri bölgesini ve penis kökünü korurken kondomun iliski sirasinda vajina içine kaçmasini engeller. Kondom yapisindaki maddenin özelligine bagli olarak yerlestirildikten hemen sonra vücut sicakligi ile yumusayarak vajina duvarina yapisir. Kondomun içi silikon temeli bir kayganlastirici ile kaplidir. Kadin kondomu spermleri öldüren spermisidler içermez.

Nasil kullanilir?
Kadin prezervatifinin yerlestirilmesi diyafram yerlestirilmesine benzer. Kapali uçtaki halka orta, isaret ve bas parmaklar ile bükülerek vajina içerisine sokulur ve daha sonra isaret parmagi ile sonuna kadar itilir. Bu sirada kondomun kendi etrafinda bükülmediginden emin olmak gerekir. Kondomun dista kalan kismi iliski sirasinda genital bölgelerin temas etmesini engellediginden genital sigillere karsi erkek prezervatifinden daha fazla koruyuculuk saglar.



Iliski sonrasinda kondom dikkatli bir sekilde çikartilmali ve atilmalidir. Ayni kondom birden fazla sefer kullanilmamalidir. Eger iliski sirasinda disarida kalan uç vajina içine kaçarsa iliskiye hemen son verilmeli, kondom vajinadan çikartilmali ve yeni bir kondom taktiktan sonra iliskiye devam edilmelidir.

Kadin prezervatifinin koruyuculugu ne kadardir?
Kadin prezervatifinin iki amaci vardir. Bunlardan birincisi istenmeyen bir gebeligin önüne geçilmesi, ikincisi ise cinsel yolla bulasan hastaliklara karsi korunmadir.

Ne yazik ki istatistikler çok umut verici degildir. Piyasaya ilk sürüldügünde basarisizlik oraninin 1 yilin sonunda %13 olmasi beklenirken bu oran ilk 6 ayda görülmekte bir yilin sonunda ise %26 civarinda olmaktadir. Yani hamilelikten korunma amaciyla sadece kadin prezervatifi kullanan her 4 kadindan biri bir yilin sonunda hamile kalmaktadir. Erkek prezervatiflerinde bu oran %12 civarindadir.

Cinsel yolla bulasan hastaliklar açisindan bakildiginda ise kondom belirli bir koruyuculuk saglamakla birlikte erkek prezervatifleri kadar etkili olamamaktadir. Bunda en önemli neden prezervatifin lateksten degil poliüretandan üretilmis olmasidir. Bununla birlikte kondom yerlestirilirken elin vajinal akintilar ile temas etmesi hastalik bulasma sansini yükseltmektedir. Bu nedenle kondom yerlestirilirken ya eldiven kullanilmali ya da eller mutlaka iyice yikanmalidir.

Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
Kadin prezervatifinin en önemli avantaji erkegin prezervatif kullanmaktan kaçindigi durumlarda kadinin kendini hastaliklara karsi koruyabilecegi yegane yöntem olmasidir. Prezervatif disinda hiçbir dogum kontrol yöntemi cinsel yolla bulasan hastaliklara karsi koruma saglamaz. Adet dönemlerinde kullanilabilmesi, iliskiden çok önce (en fazla 8 saat önce) takilabilmesi de erkek prezervatifine karsi önemli bir avantaj. Poliüretandan üretildigi için lateks alerjisi olan kadinlar da kullanabilirler.

Fiyatinin erkek prezervatifine göre daha pahali olmasi ve iliski sirasinda rahatsiz edici bir ses çikartmasi ise dezavantajlari. Bu ses kayganlastirici kullanilarak bir miktar azaltilabilir. Bir baska dezavantaji ise nadiren de olsa iliski sirasinda vajina içine kaçabilmesi. Kondomu dogru sekilde yerlestirebilmek için tecrübe gerektirmesi de kolaylikla takilabilen erkek prezervatifleri karsisinda önemli bir dezavantaj.

Tüm faktörler bir arada degerlendirildiginde kadin prezervatifinin diger dogum kontrol yöntemleri ve özellikle erkek prezervatifleri kadar yayginlasmasini beklemek biraz hayalcilik gibi oluyor. Ancak özellikle birden fazla sayida partneri olan ve erkek tarafinin prezervatif takmayi istemedigi durumlarda oldukça önemli bir alternatif olarak da yerini koruyor

Kadinlari cinsel hastaliklardan da koruyacak yöntemler ile ilgili çalismalara devam ediyor. Son zamanlarda ilgi jel seklinde olan ve vajina içine sikildiktan sonra sertleserek tüm vajina içini kaplayan bir madde üzerinde yogunlasmis durumda. Ancak bu yöntemin piyasada yerini almasi için daha uzunca bir zamana gereksinim varmis gibi görünüyor.


Not: Bu yazı "Lambdaistanbul" dan alınmıştır.


Okunma: 15854



 
|   İletişim  |   Sözleşme  |   Yardım  |   Site Haritası  |  

Gabile.com bir tanışma, arkadaşlık ve eğlence servisidir.
Bu siteye üye olan herkes Kullanıcı sözleşmesini okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Her hakkı saklıdır. Copyright ©1999-2013 GaBiLe


GaBiLe Bir Kodme Hizmetidir.